BÜTÜNCÜL MANEVİ DENGE VE ŞİFA
İnsan yalnızca bir bedenden ibaret değildir.
Düşüncelerimiz, duygularımız, yaşadıklarımız ve ruhumuz da bedenimizle birlikte hayatın içindedir. İçimizde taşıdığımız her şey, bir şekilde yaşamımıza yansır.

Bazen üzülürüz ama anlatamayız.
Bazen yoruluruz ama nedenini bilemeyiz.
Bazen de hayatımızda her şey yolunda görünürken içimizde bir şeylerin eksik olduğunu hissederiz.
Çünkü bedenin, zihnin, duyguların ve ruhun birbirinden ayrı bir dili yoktur. Biri zorlandığında diğerleri de etkilenir.

Benim çalışmalarım, insanın içindeki bu bağı yeniden fark etmesine yardımcı olmak üzerine kuruludur.
Görüşmelerimizde önce konuşuruz.
Seni yoran şeyleri, hayatında tekrar eden durumları ve iç dünyanda neler yaşadığını birlikte anlamaya çalışırız.
Ardından dikkatimizi biraz daha derine çeviririz.
Bedeninin hangi duyguları taşıdığına, zihninin neden yorulduğuna ve ruhunun sana ne anlatmaya çalıştığına bakarız.
Amacımız sana ne düşünmen, ne hissetmen ya da nasıl yaşaman gerektiğini söylemek değildir.
Amacımız, kendi iç sesini daha açık duyabileceğin bir alan oluşturmaktır.

Çünkü insan bazen iyileşmek için yeni bir şey olmaya değil, kendisinden uzaklaştığı yeri fark etmeye ihtiyaç duyar.
İçindeki bağ güçlendikçe düşüncelerin berraklaşabilir, duyguların sakinleşebilir ve bedenin rahatlamaya başlayabilir.
Bununla birlikte insan, kendisiyle, yaşamla ve Allah ile olan bağını daha derinden hissedebilir.

Ben bu yolculukta sana eşlik ederim.
Senin yerine yürümem.
Sana hazır bir kimlik vermem.
Kendi gerçeğini görmen, kendi dengenle buluşman ve hayatına daha bütün bir yerden bakabilmen için yanında olurum.
Çünkü gerçek şifa, insanın kendisine yeniden yaklaşmasıyla başlar.